25 Şubat 2010 Perşembe

BİR SKINOLOJIST PENCERESİNDEN ANTI-AGING



BİR SKINOLOJIST PENCERESİNDEN ANTI-AGING

Lipozomlar, fosfolipid denilen çift katmanlı moleküllerden oluşmuş membranlara sahip çok küçük keseciklerdir. Bu fosfolipidler, küresel bir hidrofil (suda çözünen) bileşene ve kuyruk şeklinde ikili bir lipofil (yağda çözünen) bileşene sahiptirler. Doğal fosfolipidleri soyadan elde edilmesini önerir. Belirli girdilerin olması halinde fosfolipidler, sulu bir ortamda küresel yapılar halinde gruplaşırlar - bu küresel yapılara Lipozom adı verilir. Bu yapı, fosfolipidlerin lipofil uçlarının çift membran oluşturmak için birbirine geçmesiyle sağlanır; dış katman hidrofil, iç katman da lipofildir. Böylece lipozomun içi ve dışı hidrofil, lipozom membranının içi ise lipofil olur. Dolayısıyla lipozomlar hem suda çözünebilen aktif içerik maddelerini (örneğin suda çözünebilen vitaminleri, kimyasal koruyucuları) lipozomun içine alabilirler, hem de yağda çözünebilen maddeleri (örneğin yağda çözünebilen vitaminleri, parfümü) lipozom membranına alabilirler ve tüm bunları cildin içine taşıyabilirler.

Cildin üzerinde pozitif etkileri olan maddeler için bu taşıma fonksiyonu çok iyi bir özelliktir fakat yaygın olarak alerjileri tetikleyen maddeler (parfüm, kimyasal koruyucular) ve bağışıklık sisteminde savunma reaksiyonlarına neden olan yabancı maddeler için bu özellik son derece zarar vericidir. Bu nedenle lipozomların kullanımı, hem üreticilerin hem de güzellik uzmanlarının sorumluluk hissine sahip olmalarını gerektirir; aksi takdirde kullanıcı zarar görebilir. Sonuç olarak, yalnızca parfüm ve kimyasal koruyucular içermeyen lipozomlar üretilmesini önerir.

Deri hücrelerinin duvarlarını oluşturan da lipozom membranını oluşturan fosfolipidler tamamiyle aynıdır. Benzer şekilde, deri hücreleri arasında bulunan hücreler arası madde de fosfolipidler, seramidler, trigliserid, serbest yağ asitleri, kolesterol ve sudan meydana gelir. Eğer deri hücreleri hafif zarar görürse ya da hücreler arası madde sert temizleme metodları yüzünden kaybolursa lipozomlar eksilen lipidlerin yerini mükemmel bir şekilde doldurabilirler. Bu nedenle en kaliteli ürünlerde bulunması gereken, fosfolipid, seramid ve diğer cilde özdeş seramidlerin kombinasyonudur. Fosfolipidlerin bileşiminin hücre zarındakiyle özdeş olduğu gerçeğini düşünecek olursak, lipozomların ideal bir cilt bakımı sunduğunu fark etmek çok kolay olacaktır. Bu nedenle cilde olağanüstü uyumluluk garanti edilir. Cildin üzerine ve içine, cildi oluşturan maddeleri koyduğunuz zaman, normal şartlar altında hiçbir alerjik reaksiyon gerçekleşmeyecektir. Bu nedenle, lipozom ürünlerine bağlı alerji vakaları cilde olağanüstü uyumluluk gösteren lipozomların kendisinden değil; ciltte hiçbir şekilde bulunmaması gereken parfümler, kimyasal koruyucular gibi alerjen maddelerin lipozomlar yoluyla cildin alt katmanlarına taşınmasından kaynaklanır.

Araştırmalara göre sıradan lipozomlardan daha etkili olduğu ortaya çıkan çok katmanlı lipozomların kullanılmasıdır. Çok katmanlı lipozomlar, içiçe geçmiş çok sayıda farklı büyüklüğe sahip lipozomdan meydana gelir, her lipozomun içinde kendinden küçük bir lipozom gömülüdür; sonuç olarak birbirine bağlı yaklaşık 5-7 hatta bazen 12 katmanlı bir yapı oluşur.

Çeşitli büyüklüklere sahip bu lipozomların boyu 20 ile 300 nm arasındadır. Nüfuz edebilecekleri derinlik büyüklüklerine doğrudan bağlı olduğu için –lipozom ne kadar küçük olursa o kadar derine inebileceği için- çok katmanlı lipozomların cildin çeşitli tabakalarına çok daha iyi nüfuz ettiği saptanmıştır. Diğer yandan, bir lipozomun nüfuz edebilme derinliği ayrıca lipozomun fosfolipidlerinin doymuş ya da doymamış yağ asitlerinden yapılmış olmasına da bağlıdır. Çoğu bilimsel araştırma, doymamış yağ asitlerinden/fosfolipidlerden oluşan lipozomların cildin derinine çok iyi nüfuz ettiğini ve aktif maddeleri taşıdığını göstermiştir. Doymuş (hidrojene) yağ asitlerine sahip olan lipozomlar bunu yapamazlar. Doymamış yağ asitlerine sahip çok katmanlı lipozomlar, cilde ihtiyaç duyduğu nemi, kozmetikte kullanılan tüm diğer içerik maddelerinden daha aktif bir şekilde sağlarlar. Çalışmalar, doymamış yağ asitlerinden oluşan çok katmanlı lipozomların, cildin nem içeriğini yalnızca 7 günde neredeyse %100 arttırdığını göstermektedir. Ayrıca hidrofil fosfolipidlere sahip lipozomların nem artışına neden olmadığı, hatta yapılan bir çalışmaya göre ciltte kuruluğa bile neden olduğu saptanmıştır.

Özet: Her lipozom aynı değildir. Çeşitli özelliklere ve kaliteye sahip çok sayıda farklı lipozom türü vardır. Bir lipozomun etkinliği her zaman fosfolipidlerin kalitesine ve ürün içindeki lipozomun konsantrasyonuna bağlıdır.

Bilimsel bulgularımıza göre doymamış yağ asitlerinden oluşan çok katmanlı lipozomlar, diğer ciltle özdeş lipidler ve vitaminlerle birlikte ideal cilt bakımını sunmaktadır.
Kaynak: Identification of cosmetic ingredients in accordance with the INCI –designations English edition-Dr. med. Ernst W. Henrich ve Dr.rer.nat. Thomas Baumann, Wisegeek.com, Wikipedia

Önemli Not: Kendinizi ve sevdiklerinizi kozmetiklerle zehirlemeyin. Lütfen kullandığınız ürünlerde; kimyasal koruyucular, kimyasal UV filtreleri, O2, Boyar Maddeler, Hayvansal içerikler, gereksiz ambalajlar kullanılmadığına emin olun. Ayrıca Çok katmanlı lipozomların, seramidlerin kullanılmış olmasının yanında cilde özdeş içerikler olmasına dikkat edin.Bu saydığımız kurallar BIONOME prensipleridir. Ürünlerinizin Bionome kurallarına uyup, uymadığını artık kolayca http://www.incitest.com/ adresinden yapabilirsiniz.



Hatice İNANIR
Estetisyen Eğitimcisi &
Üstat Skinolojist Eğitimcisi
info@leylainanir.com

10 Şubat 2010 Çarşamba

Karboksiterapi CO2 - (Bilgi: Dr. Aylin Pamuk)


Karboksiterapi nedir?
Karboksiterapi, lokal doku metabolizmasını hızlandırarak ve perfüzyon (yayılma) yoluyla selülit görünümünü farkedilir şekilde azaltan yeni, basit ve kanıtlanmış bir yöntemdir.Tedaviler, hastaların büyük bir oranı için hızlı, acısız ve etkindir.

Karboksiterapi tedavisi nasıl yapılır?
Karboksiterapi cerrahi olmayan bir yöntemdir. Karbondioksit (CO2) çok ince 30G (çapı 0.3 mm) bir iğne ile cilt altına enjekte edilir. Enjekte edilen karbondioksit enjeksiyon noktasından komşu dokulara kolaylıkla yayılır.

Karbondioksit nasıl etki gösterir?
Karbondioksit tedavisi iki tamamlayıcı yolla etki gösterir. İlk olarak ve gayet basit bir anlatımla, karbondioksit mekanik olarak yağ hücrelerini etkiler. İkinci olarak bölgede bulunan kılcal damarlarda dolaşımı arttırıcı etkisi vardır. Bunun bölgeye daha çok kan akımı dolayısı ile oksijen taşınması anlamına gelir. Okjijenin artışı önemlidir, çünkü bu hücreler arasındaki su birikimini engeller.


Yöntem acı veriyor mu?
Hayır. Bazı hastalar enjeksiyon bölgesinde hafif bir iğnelenme duymaktadır. Bu his bir kaç saniye içerisinde kaybolmaktadır. Artan kan dolaşımı nedeniyle enjeksiyonu saran bölge 10-20 dakika boyunca daha ılık bir hale gelebilir.


Tedavi sonrası nelerden kaçınılmalıdır?
Tedavi sonrası 4 saat boyunca banyo, havuz veya sauna gibi su ile ilgili aktivitelerden kaçınılmalıdır.

Kaç seans gereklidir?
Selülit'i yok etmek için 15-20 seans gereklidir. Haftada 2 hatta 1 seans bil eyeterli olurken, ideal olarak 2 günde 1 yapılmalıdır. Bu selülitin durumuna göre değişmektedir. Her seans 15-20 dak. sürmektedir.

İyileşmeyi kaçıncı seanstan sonra görebilirim?
5. seans sonrası cildinizin farkedilir şekilde sağlıklı bir görününm kazandığını göreceksiniz. 8-10. seanslarda cilt altı dokunuzun sıkılaştığına tanık olacaksınız. Program bittiğinde daha sıkı ve selülitsiz bir cildiniz olacaktır.


Sonuçlar kalıcı mıdır?
Bu tamamen size bağlıdır. Eğer düzenli sporla desteklenmiş sağlıklı bir perhiz seçarseniz selülit yıllarca sizden uzak kalır. Eğer iştahınızın esiri olup, spordan uzak hareketsiz bir yaşam seçerseniz selülitiniz hızla geri dönecektir. Ortalama olarak, 5-6 ayda selülit izleri hafifçe tekrar görünmeye başlayabilir. Eğer bu sizi rahatsız ederse 3-5 seanslık destek ile eski pürüzsüz cilde sahip olabilirsiniz.


İyi sonuçları vücudumda muhafaza etmek için ne yapabilirim?
Uygulama sırasındaki önerilerimize kulak vermelisiniz ( uygun vücut bakım kremi seçmek, spor- masaj yapmak, beslenmeye dikkat etmek...vb) ayrıca aylık hatırlatma seansları yaptırabilirsiniz.


Karbondioksit zehirli değil midir?
Hayır. Karbondioksit yaşamımızın her gününde vücudumuzdaki hücreler tarafından doğal olarak üretilir. Metabolizmanın bir yan ürünüdür. Kanda taşınır ve ciğerlerden soluk verme esnasında dışarı atılır. Estetik Plastik Cerrahi yayınındaki bir makaleye göre CO2 tedavisi ile ilişkilendirilebilecek hiç bir yan etki yoktur. Çalışma CO2 tedavisinin güvenli ve yan etkisiz olduğunu ortaya koymuştur. Yağ yakıcı özelliği ve cilt esnekliği üzerindeki olumlu etkisi nedeniyle, CO2 tedavisi cerrahi yağ emme (liposuction) için bir tamamlayıcı tedavi olarak ve inatçı cilt düzensizliklerini tedavide kullanılabilir.


Karbondioksit cilt sıkılaşması için de kullanılıyor mu?
Evet, çene altı sarkma, yüz ovalinin toparlanması amacıyla uygulanmaktadır.Bu uygulama cilde dost ürünler ile cilt bakımı yapılarak desteklenmesi durumunda daha hızlı sonuç vermektedir. Dolşımın cilt altında artması kullanılan serum ve kremlerin emilimini de arttırır.

Karbondioksit boyun altı (gıdı) toparlanmasında kullanılır mı?
Evet, özel boyun masajı ile uygulandığında birkaç seansta toparlanma görülebilmektedir.


Bu uygulama için neden sizi tercih etmeliyiz?
Bu uygulama tıbbi invaziv bir uygulamadır. Hekim tarafından yapılması gerekir. Uygun hasta seçimi, tıbbi yöntemlerin titizlikle uygulanması ve deneyim önemlidir.


Bu uygulama herkese yapılır mı?
Yan etkisiz bir tıbbi yöntem olmasına rağmen herkese uygulanmaz. Doğru seçilmiş, sonuç alabilecek vücut yapısındaki kişilere yapılmalıdır. Vücut / cilt yapısı uygun olan tüm erişkinlere yapılabilir.



Bu teknoloji ile ilgili daha çok bilgi edinmek istiyorum. Sizinle nasıl temasa geçebilirim?
Bizi arayınız. 0212 233 81 80 info@inanirlar.com

Mezoterapi - (Bilgi: Dr. Aylin Pamuk)

Mezoterapi nedir?
Cildin mezoderm tabakasına gereken maddelerin enjeksiyonu ile lokal doku metabolizmasını uyarma yöntemidir.

Mezoterapi tedavisi nasıl yapılır?
Mezoterapi cerrahi olmayan bir yöntemdir. Çok ince bir iğne ile cilt altına ihtiyaca göre seçilen maddeler uygulanır. Enjekte edilen hücresel besinler enjeksiyon noktasından komşu dokulara da yayılıp etki gösterir.

Mezoterapi nasıl etki gösterir?
Doku yenilenmesi için gereken yapı taşlarının direkt dokuya bırakılması ile bölgesel olarak hücre düzeyinde ihtiyacı karşılar. Kan dolaşımını arttırır. Bu sayede hücre yenilenmesini hızlandırır. Daha sağlıklı sıkı bir cilt oluşumu stimüle edilir.
Mezoterapi hangi amaçlarla kullanılabilir?
Yüz cildinin sıkılaşması, çizgilerin azaltılması, saç dökülmesinin önlenmesi, selülitli dokunun toparlanması, bölgesel incelme, eklem ağrıları, diş eti hastalıkları.....gibi çok çeşitli kullanım alanları bulunmaktadır.

Mezolifting nedir?
Yüz ve dekolte dış etkilere en açık, çevresel olumsuzluklardan ( güneş, hava kirliliği, sigara...) en çok etkilenen bölümdür. Yıpranan cildin onarılması daha sağlıklı ve gergin bir cilt görüntüsü sağlar. Bu amaçla yaşa-cinsiyet ve ihtiyaca öre seçilen protein-vitamin-mineral cilt altına enjekte edilir.Bu sayede artan besin ve kan akımı ile hücresel yenilenme hızlanır.

Yöntem acı veriyor mu?
Hayır. Bazı hastalar enjeksiyon bölgesinde hafif bir iğnelenme duymaktadır. Bu çok kısa süre içerisinde kaybolmaktadır. Artan kan dolaşımı nedeniyle bölge bir süre boyunca daha sıcak ve kızarık bir hale gelebilir.

Saç bakımında mezoterapi faydalı mıdır?
Saçın ihtiyacı olan vitaminlerin (mineral, protein vb…) saçlı deri içine çok ince iğnelerle enjekte edilmesidir. Özellikle kadınlarda cilt altından yüzeye çıkamayan saçların çıkışı sağlanır. Saç mezoterapisi dökülmeyi iyileştirmek ve kontrol altına almak için ek bir yöntemdir. Sonuçlar yüz güldürücüdür.Kişinin kendi mevcut saçları daha sağlıklı bir görünüme kavuşmuş olur.

Saç bakımında kaç seans gereklidir?
Ortalama 10 seans yapılır. Saçın ihtiyacına göre haftada bir veya iki seans uygulanabilmektedir. 6 ile 10 seans sonrasında saçlardaki dökülmede azalma beklenir.

Saç mezoterapisi herkese yapılır mı?
Hayır. Öncelikle saç dökülmesinin sebebi araştırılır. Olumlu sonuç alacak olanlara tavsiye edilir.

Selülit terapisinde kaç seans gereklidir?
Selülit terapisi için ortalama 15 seans gereklidir. Haftada 1 seans yeterli olurken bu selülitin durumuna göre değişmektedir. Her seans 15-20 dak. sürmektedir.

İyileşmeyi kaçıncı seanstan sonra görebilirim?
4. seans sonrası cildinizin fark edilir şekilde sağlıklı bir görünüm kazandığını göreceksiniz. 8-10. seanslarda cilt altı dokunuzun sıkılaştığına tanık olacaksınız. Program bittiğinde daha sıkı bir cildiniz olacaktır.

Tedavi sonrası nelerden kaçınılmalıdır?
Tedavi sonrası 24 saat boyunca havuz veya sauna gibi su ile ilgili aktivitelerden kaçınılmalıdır. Yoğun terleten sporlardan uzak durulmalıdır. İşlem yapılan bölge güneşten korunmalıdır.

Sonuçlar kalıcı mıdır?
Bu tamamen size bağlıdır. Eğer düzenli sporla desteklenmiş sağlıklı bir perhiz seçerseniz selülit yıllarca sizden uzak kalır. Eğer iştahınızın esiri olup, spordan uzak hareketsiz bir yaşam seçerseniz selülitiniz hızla geri dönecektir. Ortalama olarak ayda 1 hatırlatma dozu önerilmektedir.

İyi sonuçları vücudumda muhafaza etmek için ne yapabilirim?
Uygulama sırasındaki önerilerimize kulak vermelisiniz ( uygun cilt bakım kremi seçmek, spor- masaj yapmak, beslenmeye dikkat etmek...vb) ayrıca hatırlatma seansları yaptırabilirsiniz.

Bu uygulama için neden sizi tercih etmeliyiz?
Bu uygulama tıbbi invaziv bir uygulamadır. Hekim tarafından yapılması gerekir. Uygun hasta seçimi, tıbbi yöntemlerin titizlikle uygulanması ve deneyim önemlidir.

Bu uygulama herkese yapılır mı?
Yan etkisiz bir tıbbi yöntem olmasına rağmen herkese uygulanmaz. Doğru seçilmiş, sonuç alabilecek vücut yapısındaki kişilere yapılmalıdır. Vücut / cilt yapısı uygun olan tüm erişkinlere yapılabilir.

Bu teknoloji ile ilgili daha çok bilgi edinmek istiyorum. Sizinle nasıl temasa geçebilirim?
Bizi arayınız. 0212 233 81 80 info@inanirlar.com